Erdoğan’dan NATO Zirvesi tepkilerine yanıt: ‘Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için hezeyanlar üretiyorlar’

Img

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’ni değerlendirdi.

Zirvenin “başarıyla gerçekleştirildiğini” söyleyen Erdoğan, NATO Zirvesine dönük eleştirilere de yanıt verdi.

“Her türlü önlemin ölçülü şekilde alınmasını temin ettik. Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“NATO Zirvesini başarıyla gerçekleştirdik.

NATO Zirveleri güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, dikkatsizliğe mahal verilmeyen toplantılardır. Güvenlik tedbirleri doğrultusunda biz de işi şansa bırakmadık. Her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinde kamuoyunda yapıldı.

Etimesgut askeri havalimanını yeniden ihya ederek hizmete açtık. Başkentimize modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk.

Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idame edilmesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdik. Ama buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenen tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum.

Bu sene Cumhuriyetimizin 103’üncü yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle coşkuyla kutlayacağız. İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesinde de sergileyeceğiz.

Mehter Marşı’ndan tören kıtasında ilk kez yer alan yeniçerilerimize, Türk Yıldızlarının muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, tartışılmaya devam ediyor.

Artık patolojik bir hal alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum. Türkiye’de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar, gazeteciler dahil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden sitayişle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyorlar. Öyle ki zirveye ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele 5 dakikacık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirelere sadece gülüp geçiyoruz. Yabancılaşma kötüdür ama kişinin kendi ülkesine, milletine yabancılaşması, düşmanlaşması çok daha kötüdür.

Hangi partiden, kökenden, görüşten olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır.

Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını doğru bulmuyoruz. Özellikle mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde yapılmasından rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum. İster kabul edin ister etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok.

Tan tersine medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti mazisi şanla şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebaruz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde tecessüm etmiştir. Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla, zurnalarıyla coşturan mehter takımımız, Osmanlı’nın en seçkin askeri birimlerinden Yeniçeri Ocağı’nın da yer aldığı Muhafız Alayımız; zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır.

Cumhurbaşkanlığı Külliyemiz tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır. Malum çevrelerin hedef aldığı bu makam milletin evidir. Milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye’nin güç ve ağırlığının mimarı zemindeki buluşma noktasıdır.

Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır.

NATO Zirvesi, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne gerek var” diyenlere, “iktidara gelirsek Külliye’yi yıkacağız” diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.

Ankara zirvesi ülkemizin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olmuş. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı, ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara zirvesinde somutlaşması toplantıyı ittifakın tarihi zirvelerinden biri haline getirmiştir.”

yok

Author: Burak Doğan