90’ların karanlığına beraat: “Bu dosyalar kapanmayacak”

Haber gorseli

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Hizbullah’ın üst düzey yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar’ın yeniden yargılama sonucunda beraat ettirilerek serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Karaca, kararın “kişiye özel hukuk” yaratıldığını gösterdiğini belirterek konuyu soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Hizbullah’ın üst düzey yöneticileri Edip Gümüş ile Cemal Tutar’ın yeniden yargılama sürecinin ardından beraat ederek serbest bırakılmasına sert tepki gösterdi. Karaca, kararın hukuki değil siyasi olduğunu savunarak, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sundu.

‘KİŞİYE ÖZEL HUKUK’ TEPKİSİ


Karaca, yeniden yargılama kararının, hakkında doğrudan Anayasa Mahkemesi kararı bulunmayan sanıklar için de uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu öne sürdü. Yıllar süren yargılamalarda ortaya konulan delillerin kısa sürede “somut delil yokluğu” gerekçesiyle yok sayıldığını belirten Karaca, örgütün üst düzey yöneticileri hakkında örgüt yöneticiliği suçlamasının da düşürülmesini eleştirdi.

AİLELERİN SÜRECE KATILMADIĞINI SÖYLEDİ


Cinayetlerde yaşamını yitirenlerin yakınlarının yargılama sürecine dahil edilmediğini ifade eden Karaca, bu nedenle ailelerin karara itiraz ve temyiz haklarının fiilen ortadan kaldırıldığını söyledi. Adalet Bakanlığı’na yönelttiği sorularla yeniden yargılamanın dayanağını, beraat kararının gerekçelerini ve süreçte yaşanan hukuki işlemleri açıklamasını istedi.

“NAMIK TARANCI’NIN VE MEHMET SİNCAR’IN HESABI KAPANMADI”


Karaca, 1990’lı yıllardaki siyasi cinayetlerle yüzleşilmeden toplumsal adaletin sağlanamayacağını belirterek, “Namık Tarancı’nın, Mehmet Sincar’ın ve katledilen onlarca Kürt siyasetçinin hesabı kapanmadı. Bu dosyalar kapanmayacak” dedi. Hizbullah ile kamu görevlileri arasındaki ilişkilere dair devlet raporlarının da aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Karaca, dönemin tüm siyasi cinayetlerinin etkin biçimde soruşturulması çağrısında bulundu.

yok

Author: Burak Doğan