sunar yatirimdan surdurulebilir buyume vurgusu v6QXQEF1.jpg

Sunar Yatırım’dan Sürdürülebilir Büyüme Vurgusu

Sunar Yatırım, yenilenebilir enerji ve biyoendüstri alanındaki yatırımlarıyla çevreye uyum sağlıyor.

“`html

Sunar Yatırım’dan Sürdürülebilirlik Vurgusu: Geleceğe Yönelik Stratejiler

Türkiye’nin gıda, tarım ve biyoendüstri sektörümdeki liderlerinden biri olan Sunar Yatırım, yarım asırlık tecrübesini sürdürülebilir büyüme stratejileri ile birleştirerek gazetecilerle paylaştı. Grup, yenilenebilir enerji, çevre dostu tarım ve biyo-bazlı üretim alanlarındaki yatırımları ile sanayi dönüşümüne öncülük ederken, entegre yapısı ve küresel ihracat ağları ile Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlamaya devam ediyor. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoendüstrinin geleceğin en kritik alanlardan biri olduğunu vurguladı: “Doğaya dayanan bu yeni nesil üretim anlayışıyla hem çevremizi koruyor hem de ülkemizin sanayi yeteneklerini güçlendiriyoruz. Yerli kaynaklarla dünya standartlarında üretim yaparak Türkiye’nin rekabet gücünü sürdürülebilir bir biçimde artırmayı amaçlıyoruz. Bu üretim artışı, dış ticaret açığımızı da azaltma potansiyeline sahip” dedi.

Sunar Yatırım, 50 yılı aşkın deneyimini sürdürülebilir yatırımlarla geleceğe taşımakta ve Adana’da gerçekleşen basın toplantısında, biyoendüstri alanındaki öncü adımlarını, yenilenebilir enerji projelerini ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının sonuçlarını kattı. Toplantıda konuşan Çomu, “Geleceğin ekonomisinde başarılı olmak, çevreyle uyumlu ve verimli üretim modellerini benimsemekle mümkündür. Sunar olarak bu dönüşümü gerçekleştirmekteyiz. Amacımız sadece üretmek değil, doğayla uyumlu kalıcı değerler yaratmaktır” şeklinde belirtti. Sürdürülebilirliğin yalnızca bir trend olmadığını, aynı zamanda iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren Çomu, “Üretim süreçlerimizi doğaya, topluma ve insanlığa saygı duyarak yeniden tasarlıyoruz. Bizim için büyüme, ekonomik kazancın yanı sıra, bu toprakların nimetlerini geleceğe taşıma sorumluluğudur” dedi.

Yerel Kaynaklarla Küresel Büyüme

Sunar ürünlerinin şu anda 6 kıtada, 100’ün üzerinde ülkeye ulaştığını ve ihracat gelirlerinin 250 milyon doları aştığını belirten Çomu, Türkiye’deki tek sorbitol üreticisi olarak, dekstrin, mısır yağı ve nişasta gibi segmentlerde ihracat liderleri arasında yer aldıklarını aktardı. “Adana merkezli üretim zincirimizle yerel kaynaklarımızdan global pazarlara yayılmakta, yerel değerleri dünyaya taşımaktayız. Yatırımlarımız, hem bölgesel kalkınma hem de uluslararası rekabet gücünü artırmayı hedefliyor” dedi.

Çomu, Türkiye’de büyük oranda ithal edilen sodyum glukonatı üreten ilk firma olduklarını hatırlatarak, “25 Mayıs 2025’te Ticaret Bakanlığı, yerli üreticilerin talebi doğrultusunda Çin menşeli sodyum glukonat ithalatına karşı damping soruşturması başlattı. Bu soruşturma, sodyum glukonat ve diğer bileşiklerin fiyatlarının yerli üreticilere zarar verdiğini ve anti-damping vergi uygulanma koşullarının değerlendirildiğini ortaya koyuyor. Sunar olarak adil rekabet ve yerli sanayinin korunması adına yürüttüğümüz çalışmaların kamuoyunda yankı uyandırmasından memnuniyet duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Biyobozunur Plastik Üretimi ile Sıfır Atık Hedefi

Sunar NP bünyesinde gerçekleştirdiği Ar-Ge çalışmaları ile 180 günde doğada kaybolan biyobozunur ve bitki bazlı ham maddeler geliştiren grup, özellikle ambalaj ve plastik sektörlerinde çevre dostu alternatif çözümler sunuyor. Grup, termoplastik nişasta (TPN) ve biyopolimer üretimindeki adımları ile döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sağlayarak dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.

Çomu, “Doğadan ilham alan bu üretim modeli, hem çevreyi koruma amacını gütmekte hem de Türkiye’nin sanayi kapasitesinin artmasına katkı sağlamaktadır. Yerli kaynaklarla dünya standartlarında üretim yaparak, Türkiye’nin rekabet gücünü kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz. Bu sektördeki üretim artışı, dış ticaret açığımızın düşmesi anlamına geliyor” dedi.

Biyo-bozunur poşetlerin Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) vergisine tabi tutulmadan ayrı bir şekilde sınıflandırılması gerektiğine de işaret eden Çomu, “Bu düzenlemeler, çevre dostu ürünlerin daha hızlı bir şekilde benimsenmesini sağlayacaktır” şeklinde açıklamada bulundu.

Sürdürülebilir Tarım Projesi

Mısır yağı ihracatında dünyanın en önde gelen şirketlerinden biri olan Elita Gıda’nın sürdürülebilir tarım projeleri hakkında bilgi veren Çomu, “10 yıldır, 180 tarım üreticisi ile birlikte 20.000 dönümden fazla alanda uygulamalara devam ediyoruz. Sürdürülebilir tarım modelini ilk olarak Türkiye’de hayata geçiren şirketiz. Geçtiğimiz aylarda SAI platformunun yaptığı denetimden de başarı ile geçtik. Projemizle su ve enerji tasarrufu, toprak verimliliği ile karbon salınımını azaltmaya yönelik çalışmalar yapmaktayız” diye belirtti.

2024-2025 döneminde Türkiye’nin mısır ithalatında yüzde 45 artış ve kuraklık sebebiyle ayçiçeği üretiminde yüzde 10’dan fazla düşüş beklendiğini dile getiren Çomu, “Yerli üretimin önemi bu noktalarda daha da belirgin hale geliyor. Sunar’ın entegre üretim yapısı, bu açığı kapatma potansiyeline sahip” değerlendirmesini yaptı.

İnsan, Ar-Ge ve Teknoloji Odağı

Nişasta sektöründeki ilk Ar-Ge merkezine sahip olduklarını ifade eden Çomu, “Merkezimiz, 1 milyon ABD dolarını aşan bir teknoloji altyapısına sahip. Uzman mühendislerden oluşan ekibimiz, endüstriye katkı sağlayacak projeler geliştiriyor. Ar-Ge çalışmaları ile geliştirdiğimiz ürün oranı, toplam ürünlerimizin yüzde 30’unu geçmiştir. Ayrıca, Ar-Ge ekibimizde yüksek oranda kadın ve lisansüstü eğitim almış çalışanlar bulundurmak bizi gururlandırıyor” şeklinde konuştu.

İyi Üretim Uygulamaları (GMP) sertifikası da aldıklarını söyleyen Çomu, “Bu belge, ilaca yönelik yüksek güvenlik ve kalite standartlarına sahip üretim yapabildiğimizi gösteriyor. Avrupa’da bu sertifikaya sahip sayılı üreticiler arasında yer alıyoruz” dedi.

Enerji Dönüşümü ve Karbon Hedefleri

Türkiye’nin yeşil dönüşüm politikalarına katkıda bulunduklarını belirten Çomu, 2025 yılından itibaren güneş enerjisi santralleri ile yenilenebilir enerji üretim kapasitesini artıracaklarını açıkladı. 2026 sonuna kadar tüm tesislerinin enerji ihtiyacının yüzde 95’ini güneş enerjisi sistemleri ile karşılayacaklarını belirten Çomu, “Bu projelerimiz, yıllık 80 bin tonun üzerinde karbon salınımının önüne geçiyor. Hedefimiz, 2030 yılı itibarıyla karbon nötr bir üretim modeline geçmektir. Enerjide yeşil dönüşümü yalnızca çevresel bir dönüşüm değil, ekonomik bir değer olarak görmekteyiz” dedi. – ADANA
“`