EĞİTİMİN YERİNE TURİZM: “PASAPORTLU ÇOCUKLAR” DÖNEMİ

Son yıllarda kamu okullarında tuhaf bir yarış başladı.

Okul müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve öğretmenler artık tüm planlarını çocukları yurt dışına götürmek üzerine yapar hale geldiler. “Kültürel gezi”, “bilimsel ziyaret”, “Avrupa deneyimi” gibi isimler altında yapılan geziler aslında devlet okullarını saran bir turizm çılgınlığından başka bir şey değil. Eskiden okul yöneticileri çocukların başarılarını, projelerini, bilim olimpiyatlarındaki derecelerini konuşurlardı. Ancak şimdi pasaport ve vize işlemleri, otel rezervasyonları konuşuluyor. Okul tabelalarında “Milli Eğitim” yazsa da içeride dönenler daha çok “Milli Turizm Müdürlüğü” aktivitelerine benziyor. Eğitim sistemi son yıllarda “pasaport yetiştiren” bir yapıya dönüştü. Velilerden binlerce euro toplanıyor ve çocuklar İtalya, Almanya, İspanya gibi ülkelere götürülüyor. Bu durum kamu vicdanını zedeleyici nitelikte. Eğitimde adalet ve eşitlik sağlanmalı, fırsat eşitliği kavramı güçlendirilmelidir. MEB’in şeffaf kılavuzlar yayınlayarak bu soruna çözüm bulması gerekmektedir. Gerçek eğitim yurt içinde, kendi topraklarında ve tarihinin içinde yatmaktadır. Sonuç olarak, eğitimin turizme dönüşmesine izin verilmemeli ve çocuklarımız önce kendi ülkelerini tanımalı ve değerlerini öğrenmelidir.